Kişisel gelişim,  Nefes,  Thetahealing,  Yoga

Yıldız Masalı

Yıldızlar arası seyahatimi ilk gerçekleştirdiğimde yaklaşık üç veya dört yaşlarındaydım. Geceleri uyumadan önce babamla yatağa yatar ve kahramanı benim olduğum masallar uydururduk. Favori masalımız Yıldız Masalıydı.

Yıldız Masalı’nda ismi Yıldız olan kız çocuğu, dünya dışı gezegenlere sayahat ederdi. Her gezegen bir diğerinden farklıydı.

Yıldız, benim masaldaki ismimdi. Gezegenler ise yaratmak istediğim dünyam. Gezegenlerin şekilleri dünya gibi elips şeklinde değil de tuhaf ve komikti. Gezegenlerde yaşayan canlılar ise genellikle dost canlısıydılar ve beni merakla karşılarlardı.

Bu gün düşündüğümde bana komik veya tuhaf gelen gezegenlerin toplumdaki farklılıklar olduğunu şimdi anlıyorum. Bizden farklı olanı reddetme veya eleştirme ihtiyacı olmadan kabul ettiğimizde, keşfedilecek ne çok yer, öğrenilecek ne çok şey var. Ve tanıyabileceğimiz ne çok insan.

Çok uzağa gitmemize de gerek yok aslında. Çocuklarımız, ebeveynlerimiz, eşlerimiz veya arkadaşlarımız eşsiz birer gezegen. Bize tuhaf gelen, kabullenemediğimiz yönlerinde, sevebileceğimiz ya da öğrenebileceğimiz kim bilir neler var?

Ya kendimizde! Diğer insanlar gibi olmaya çalışırken acaba kendimizdeki neleri kaçırıyoruz?

Kabul edilmeye, onay almaya çalışırken, hangi yeteneklerimiz, hiç kullanılmadan boşa gidiyor.

Beklenti karşılarken hayatın neşesini kaçırmaya ne demeli!

Kendini güvende tutmak için harcanan zaman…

Değerli olmaya çabalarken yaşanan çaresizlik duygusu…

Kendinizdeki ve diğer insanlardaki farklılıkları kabul etmeye ne dersiniz?

Kendi dünyanızı yaratmanın mümkün olduğunu,

Kendi dünyanızı yarattığınızda da bu toplumun bir ferdi olduğunuzu,

Tüm canlılardaki farklılıkları kabul ettiğinizde de güvende olduğunuzu bilmek ister miydiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir