• Kişisel gelişim,  Thetahealing

    Özgürleşsek de mi Değişsek? Özgürleşmesek de mi Değişsek?

    Baskı altında kalmadan ve kontrol edilmeden yaşamak özgürlük olarak tanımlansa da, bana göre ‘özgün’ olabilmek özgürlüktür. Her şey her an değişiyor. Bu değişimi durdurmak ya da geriye sarmaya çalışmak kişilerin özgürlüklerini kısıtlar. Özgün yaratıcılığı engeller. Ebeveynlerin kendi öğretilerini bir sonraki nesle öğreterek çocuklarını zorlamaları, çocuğun özgün bir birey olmasını engeller. Sonrası özgüven eksikliği ve mutsuzluk…Halbuki her yeni gelen neslin bir öncekini ilerletmek gibi bir misyonu var. İşler tersine çevrilince, ilerleyemeyen ve gittikçe gerileyen bir toplum haline gelmişiz. Yeni bilince yer açmayıp, kontrol, korku ve baskıyla elde edilmek istenen nedir? Sadece tüketen ve hiç bir şey üretemeyen, kendini kurumlara hapsetmiş, yaratıcılıktan yoksun bireylerin hizmeti kime ve kimlere? Akıl ve idrak sahibi,…

  • Kişisel gelişim,  Thetahealing

    İlerlemek

    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, bana eski ve geleneksel yapının bitip, yerine yeni ve demokratik bir anlayışın geldiğini hatırlatıyor. Çağın ötesinde bir lidere sahip olmuş toplumuz. Kadınlar, dünyanın çoğu ülkesinde henüz seçme hakkına sahip değilken, Türk kadınları bu hakka sahip oldu. Kadınlara zaten sahip oldukları hakları hatırlatan ve geri veren bir lidere sahip olmuşken, şimdi ne oldu da kadınlar tekrar haklarından tekrar vaz geçtiler? Gelenekler mi? Yoksa kadının kendi gücünü fark edememesinden mi? İlerlemek, bilincin yükselmesi ile olur. Haklarından vaz geçen bireylerin olduğu toplumlar geriler. Cumhuriyet, sadece kadınlara değil tüm ulusa haklarını geri veren yönetim şekli. Bu gün haklarımızı yeniden hatırlama günü!

  • Kişisel gelişim,  Thetahealing

    Konu Komşu Ne Der?

    Çocukluğumun Ayşe Teyzesi, mahallelinin arkasından konuşan, çevresinde olup bitenlere kafa yoran bir kadındı. Apartmanda aynı katta otururduk. Pek kimse ondan hoşlanmazdı. Fakat nedeni bilinmez bir şekilde de korkardı. Ayşe Teyzeyi kim, ne zaman ve nerede bilir kişi ilân etti bilinmez:) Kendisine edindiği misyon gereği kişileri takip ederdi. Özel hayatları hakkında bilgi edinmeyi de görev edinmişti. Biz de Ayşe Teyze arkamızdan konuşmasın diye dikkatli davranmalıydık ki ebeveynlerimize laf gelmesin. İşin komik yanı, diğer komşuların, Ayşe Teyzenin arkasından dedikoducu olduğu için dedikodusunu yapmalarıydı. ‘Ağlanacak halimize güleriz.’ Başkalarının bakış açılarıyla hareket etmemiz mümkün değil. Yoksa kendimiz olamayız. Gelişemeyiz. İlerleyemeyiz. Ayşe Teyze bu şekilde konu komşunun kontrolünü eline almayı başarmıştı. Sanırım evde bir yerlerde…

  • Kişisel gelişim,  Nefes,  Thetahealing

    Korkak Maceraperest

    Benim gibi hem korkan hem de serüvene atılmaktan çekinmeyenlerdenseniz bu yazı sizin için yazılmış olabilir. Çocukluğumda pek çok korku bana öğretildi. Bu korkuları tek tek sıralarsak uzun bir liste oluşur. Korkularla kendini sınırlanmış ve baskılanmış hisseden bilinçaltım, seçim yapmakta zorlanmadı. Derin bir nefes aldım ve balıklama seçimlere atıldım. Konfor alanımdan çıkmayı bu şekilde öğrendim. Öğrenme şeklimiz bazen komik olabiliyor:) Korkularımı yenmeye ve konfor alanımdan bu şekilde çıkmaya çalışsaydım, sanırım hiç başaramazdım. Cesaret, korkulara rağmen eyleme geçebilmektir. Macera duygusunu işte o zaman yaşayabiliriz. Yaşamımızı kişisel bir maceraya dönüştürebilmek, bizi sınırlayan korkuların ötesine geçecek cesarete sahip olmaktır. Yaşam bizlere hediye. Yeter ki kişisel maceramızı kendi seçimlerimizle yaşamayı bilelim.

  • Kişisel gelişim,  Thetahealing

    Aşkın Gözü Kör Olsun

    Olsun:)) Karşımızdaki insanın gerçeklerini neden görelim ki? İnsanları, kendi istediğimiz kalıba sokmak istediğimizde, gerçeklerini göremiyoruz. İstiyoruz ki” O” mükemmel olsun. Egomuz, en iyisine ben sahibim. En muhteşem aşk benim ki. Zaten ben de mükemmelim oyunlarıyla gerçekleri görmemizi engeller. Gerçeklerle yüzleşmek yorucu olabilir. Gözleri kör etmek en kolayı:)) Aşkın ilk zamanlarında kolay gelen bu tutum, zamanla bize gerçekleri göstermeye başlar. Sadece aşk için geçerli olmayan bu tutum; kendimiz, çocuklarımız, arkadaşlarımız, ebeveynlerimiz için de geçerli. Bu durum ,egonun kendini değerli hissetme ve güvende tutma ihtiyacından başka bir şey değil aslında. Tek olumsuz yanı kendini geliştirememek. Kendin için iyi olanı seçememek. Kendimiz için iyiyi seçmek kimin umurunda! Aşk olsun:)) Kendimizi geliştirmek de önemli…

  • Kişisel gelişim,  Thetahealing

    En Güzel Hatayı Ben Yaparım!

    Çocukluğumuzdan beri, davranışlarımızdan ötürü ya takdir edildik ya da eleştirildik. Ebeveynlerimize ve topluma kendimizi kabul ettirebilmek için; kim olduğumuzu ve bu dünyaya neden geldiğimizi unuttuk. Diğer insanların beğenisini kazanabilme çabasıyla merkezimizden bir hayli uzaklaştık. Aslında kendimizden uzaklaştık. Bir yanlış yaptığınızda hiç kendinize; -“Bir sunum ancak bu kadar batırılabilirdi. Bu ayın en kötü çalışanı benim:)” -“Gözlerime inanamıyorum bir yemek ancak bu kadar kötü yapılabilir! Kimse benden kötü yemek yapamaz:)” -“Vay be! Gittiğim davetteki en zevksiz bendim. Benden zevksizi yok:)” ya da -“Sınıfın en başarısızı benim:) Kolaysa geçin beni:))” diyebildiniz mi? Kendimize duyduğumuz hoşgörü, bizim kendimizle olan ilişkimizi belirler. Mükemmel olma çabasının altında beğenilme ve kabul edilme beklentisi vardır. Dışarıdan sevgi almaya…

  • Kişisel gelişim,  Thetahealing

    Salgın Hastalıklar ve Bilinçaltı

    Beklenti karşılamak. Diğer insanların düşüncelerine göre yaşamak. Tabular. Bağımlılıklar. Kendini ve diğer insanları kontrol etmek. Kendini güvende hissetmek için, seni yansıtmayan işlerde çalışmak. Mükemmelliyetçilik . Rollerin içine sıkışıp kalmak… Salgın hastalıkları oluşturan virüslerin sadece bir kısmı. Farkında bile olmadan, tüm bu inançları bilinçaltımızda tutuyoruz. Virüslerin, bilinçaltındaki karşılığı değersizliktir. Tüm dünyayı saran bir salgınla karşı karşıyayız. Değersizlik salgınıyla… Kendi değerimizi, sahip olduğumuz parayla, kariyerle veya diğer insanlara kendimizi kabul ettirmekle görmeye çalışıyorsak, varlığımızın hiç bir değeri olmadığını baştan kabul etmiş oluruz. Bu durumda sizce özgür müyüz? Neden şu an da evlere sıkışıp kaldık? Özgür olmayan bir bilinç yarattık. Ve esir olmanın, toplumsal boyuttaki karşılığını yaşıyoruz. Özgürlük nedir? Kendin olabilmektir. Beğenilmeye, kabul…

  • Kişisel gelişim,  Thetahealing

    Bilinçaltı İpuçları

    Bilinçaltımızda ne hikâyeler ne sırlar saklı:)) Doğup büyüdüğümüz topraklardaki anılardan tutun da, küçük bir çocukken algıladığımız dünyaya kadar, pek çok hikâye… Bilinçaltını keşfetmenin en sevdiğim yanı, o saf, masum şekilde bazı şeylere inanmış olmamız. Biz bunlara bilinçaltı dilinde ‘inanç’ diyoruz. Bu inançları o kadar sıkı sahipleniyoruz ki, bırakmak için; içimizdeki o küçük çocuğu inandırmamız gerekiyor. İçindeki çocuğu iknâ etmek isteyenlere birkaç ipucu vermek istiyorum. *Öncelikle bu çocuğun inatçı olduğunu kabul edin. Ona ne söylerseniz söyleyin size kolay kolay inanmayacaktır. Rüşvet teklif edin. Eğer …… inancından vazgeçersen, yaşamına eğlence gelecek gibi:)) *Kendisini baskı altında hissedeceği şekilde onunla konuşmayın. Sevgi dolu kelimeler seçin. Çocuk, sadece sevgi dilinden anlar. *Ne yapmış olursa olsun…

  • Kişisel gelişim,  Thetahealing

    Zihin Mutfağı- Objektiflik

    Zihnimizden, gün içerisinde milyonlarca düşünce geçer. Kimini fark ederiz kimini ise farkında bile değilizdir. Bir işe başlayacağımız zaman ya da yeni birisi ile tanıştığımızda bu düşünceler bizimle konuşmaya başlar. Dolu fikri vardır bu tanımadığı kişi hakkında. Ya da henüz, adım atmadığı işini sanki önceden yaşamış gibi dolu korkuları önüne getirir. Gerçekleri objektif olarak görmemizi engelleyen düşüncelerimiz; bizim bilinçaltımızı oluşturur. Bilinçaltımızdaki bu düşünceler bir süre sonra gerçekliğimiz haline gelir. Olmayan şeyi olmuş gibi zihnimizde yaratmaya başlarız. Yeni bir ülkeye gitmeden önce, ordaki insanlar hakkında fikrimiz vardır:)) Belli meslek gruplarına sahip kişilere sanki aynı kişilik özelliklerine sahipmiş gibi davranırız. Halbuki herkes aynı parmak izi gibi eşsiz ve tekdir. Tanımaya bile çalışmayız. İşte,…

  • Kişisel gelişim,  Thetahealing

    Utanmazım

    Küçük bir çocukken bana utanmam öğretildi. Şu an sahip olduğum diğer duygular gibi utanma duygusunu da ailemden öğrendim. Büyüklerin yanında konuşurken utanmalıydım. Para istemek ayıptı. Para isterken de utanmalıydım. Sınavlarımdan düşük not alırsam utanmalıydım. Nelerden ayıplandıysam, bu konularla ilgili utanma duygum gelişmişti. Utanmanın altında “suçluyum” inancının olduğunu da söylemeden edemeyeceğim. (Cezalardan ceza seçin kendinize! Çünkü suçlusunuz!) Şu an ki farkındalığımla, bana öğretilmek istenenin kendimi geliştirmek ve toplumda çevresine saygı duyan bir birey yetiştirilmek olduğunu anlıyorum. Kendimi geliştirmemin de kendime duyduğum saygıyı geliştireceğinin de farkındayım. Verilen utanma duygusunun ne kadar sevgisiz olduğunu fark ettiniz mi? O yüzden ne mi yaptım? Utanmaz olmayı seçtim:)) O zaman da içsel bilgeliğim; utanmanın, suçlanmanın ya…